kendime mektup
Merhaba, ben Orhan.
23 yıl evvel beyin kanamasından öldüm. Yaşasaydım bugün 52 yaşıma girmiştim. Kızım beni hiç tanımadı.
Kısa ama güzel bir hayat yaşadım demeyi çok isterdim fakat hayatım bu kısacıklığında duraklarla ve düşüşler -ardından toplanıp silkelenişlerle iyice kısaldı. O yüzden güzel miydi değil miydi karar veremiyorum. Ömür benim ağzıma çalınmış bir baldı.
Ölümden sonrası var mı?
Yegane teselli olan yaşam bana lüks olmalıydı ki sahip olamadım.
En çok bunları düşündüm ömrümün son altı yılında; ilk atağımı geçirdiğimde yeni mezundum.
Her şeyi yavaş yavaş kaybetim, bereket yavaş yavaş kazanmamışım.
Nilgün'ü canımdan çok sevdim, güzel öptü beni her defasında. Bir anını bile boşa harcamadık elimizdeki vaktin.
Ben Orhan, mezun olduğum gün beynimde ur olduğunu öğrendim.
Ölüm tatsız bir şakaydı ve ben öldüm
Hiçbir şeyi yarım bıraktım diyemiyorum zira henüz başlamıştım.
Üniversiteyi dört yılda bitirdim, öleceğimi öğrendiğim gün okumaktan yaşamaya henüz geçecektim.
Yeni girdiğim firmanın deposunda sara nöbeti geçirdim.
Gökhan çok korktu, Nilay abla beni bir daha teslimat işlerine dahi yollamadı.
Yavaş yavaş görme yetimi yitirdim.
Sinekler bile ısırmazdı beni, sevmezlerdi kanımı;
Ben, hiç sivrisinek kaşıntısı çekmedim
Babamla ve dostlarımla mangal yaptığımız bir gün karımın hamile olduğunu öğrendim.
Sabaha kadar yatağın iki ucunda ağladık sessizce.
İşten ayrıldım, kasabaya yerleştim. Nilgün'le beraber bir dükkan açıp iç çamaşırı sattık.
Kimseyi tanıyamaz haldeydim, görme yetimi tamamen kaybettim.
Bir gün Nilay abla eşi ve oğluyla beni ziyarete geldi, göremedim.
Sesi titredi konuşurken.
Yüzüme bakamadı.
Onbeş gün sonra öldüm.
Öldüğüm günün sabahı kızımı yanaklarından öptüm.
Nilgün'ün koynuna girip öldüm.
Nilgün'ün kollarında öldüm.
Yaşasaydın bugün 52 yaşıma girecektim.
Ben Orhan, yaşayamadım, öldüm.
Benim hikayemi yazmadılar.
Kızım beni hiç tanımadı.
Karım benden sonra evlenmedi.
Şimdi göğsümde açelyalar açtı, ben toprak oldum.
Doğum günüm kutlu olsun.
23 yıl evvel beyin kanamasından öldüm. Yaşasaydım bugün 52 yaşıma girmiştim. Kızım beni hiç tanımadı.
Kısa ama güzel bir hayat yaşadım demeyi çok isterdim fakat hayatım bu kısacıklığında duraklarla ve düşüşler -ardından toplanıp silkelenişlerle iyice kısaldı. O yüzden güzel miydi değil miydi karar veremiyorum. Ömür benim ağzıma çalınmış bir baldı.
Ölümden sonrası var mı?
Yegane teselli olan yaşam bana lüks olmalıydı ki sahip olamadım.
En çok bunları düşündüm ömrümün son altı yılında; ilk atağımı geçirdiğimde yeni mezundum.
Her şeyi yavaş yavaş kaybetim, bereket yavaş yavaş kazanmamışım.
Nilgün'ü canımdan çok sevdim, güzel öptü beni her defasında. Bir anını bile boşa harcamadık elimizdeki vaktin.
Ben Orhan, mezun olduğum gün beynimde ur olduğunu öğrendim.
Ölüm tatsız bir şakaydı ve ben öldüm
Hiçbir şeyi yarım bıraktım diyemiyorum zira henüz başlamıştım.
Üniversiteyi dört yılda bitirdim, öleceğimi öğrendiğim gün okumaktan yaşamaya henüz geçecektim.
Yeni girdiğim firmanın deposunda sara nöbeti geçirdim.
Gökhan çok korktu, Nilay abla beni bir daha teslimat işlerine dahi yollamadı.
Yavaş yavaş görme yetimi yitirdim.
Sinekler bile ısırmazdı beni, sevmezlerdi kanımı;
Ben, hiç sivrisinek kaşıntısı çekmedim
Babamla ve dostlarımla mangal yaptığımız bir gün karımın hamile olduğunu öğrendim.
Sabaha kadar yatağın iki ucunda ağladık sessizce.
İşten ayrıldım, kasabaya yerleştim. Nilgün'le beraber bir dükkan açıp iç çamaşırı sattık.
Kimseyi tanıyamaz haldeydim, görme yetimi tamamen kaybettim.
Bir gün Nilay abla eşi ve oğluyla beni ziyarete geldi, göremedim.
Sesi titredi konuşurken.
Yüzüme bakamadı.
Onbeş gün sonra öldüm.
Öldüğüm günün sabahı kızımı yanaklarından öptüm.
Nilgün'ün koynuna girip öldüm.
Nilgün'ün kollarında öldüm.
Yaşasaydın bugün 52 yaşıma girecektim.
Ben Orhan, yaşayamadım, öldüm.
Benim hikayemi yazmadılar.
Kızım beni hiç tanımadı.
Karım benden sonra evlenmedi.
Şimdi göğsümde açelyalar açtı, ben toprak oldum.
Doğum günüm kutlu olsun.
"ben bir şen bülbül idim
öte öte yoruldum
yorgunluğum geçmeden
kara toprağa gömüldüm"
öte öte yoruldum
yorgunluğum geçmeden
kara toprağa gömüldüm"
Yorumlar
Yorum Gönder