Kayıtlar

Nisan, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İçinde Bir Notla Körfeze Atılan Şarap Şişesi

Resim
Yol kenarında, denizin yedi blok gerisinde bir evimiz vardı. Öyle abuk bir yerdeydi ki, okul servisi akşamları beni evime bırakırken ben iki kere uyuyakalırdım. Servisin penceresi plastik parmaklıklı açık camına uzattığım alnımda kare kare izler oluşurdu. Hiçbir şey benim için önemli değildi, ailem bana -onlardan erken geldiğimden dolayı kapıcının evinde kalmamın gereksiz olduğunda karar kıldıkları zaman- apartmanın anahtarını verdiklerinde o evin küçük kuşu oluvermiştim. Büyülü bir şeydi, ilk günümde bolca gazoz ve gofretimsi fantastik pestilden yemiştim. Sonraları anahtarımı çok içeride unuttum ama teknik olarak kafesin kapağını nasıl açacağımı çözmüştüm. Bir gün eve geldiğimde -ve apartmanların arasına sıkışmış merceklik manzarayı görmek için mutfağa girdiğimde- buzdolabının yerinde olmadığını görmüştüm. Acayip bir görüntüydü, bütün sebze meyve -bok püsür dışarıda yatıyordu. Salonda bilgisayarım yoktu. Ev boşaltılmıştı. Annemi aradım ve evden bir daha dönmemek üzere çıktık. Arkamdan...

Şiâr

ıslık çalan rüzgar ve penceremden bir türlü alıp götüremediği demirbaş terliklerim, artık beni güldürmeyen gülüşlerim, sırt çevirdiğim eskimiş geçmişim, olurken bir iç çekiş yeryüzünün tavanına astığınız yıldızların ışığında, birikirken çapaklarım; düşümde bile, adım gibi bilirim; varsın sabahına kapıma vuracak yağmur damla damla ıslatıp yüzümü, uyandırsın beni. bahsi saçmadır; siz akacak derken yanaklarından, dokunmaz ellerim, gözlerim kurur oracıkta. kalmadı benim oturup halime yanacak hiç vaktim. sıcacık güneşiniz batmadan, sözü geçen verandadan geçtim biriktiremedim bir parça bile hasretlik. ömür boyu anlatmaya doyamadığınız koca yalnızlığı, ben bir başıma bitirdim.