Kayıtlar

Kasım, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

nihavend makamında sallanan bir salıncaktım, bir ağrı oturdu şuracığıma

çay içmeyi sevmiyorum bok var çünkü çayda şair adam çay içmek zorunda mı? istemiyorum seninle yaşamayı istemiyorum yaşlanmayı da. düş ulan yakamdan artık amına koyduğum evladı seni banane duşunu düşlerle mi alırsın götüme mi sokayım kırgın bir çiçeksen seni inan umrumda değil çocukluk travmaların banane evine alacağın davlumbazdan bebek beni zorluyorlar anlamıyorsun ağzımı bozduysam affet ağzıma sıçayım lakin şiir sokak kadını mı mna koyayım sokakta ne işi var diyorum anlamıyorsun bebeğim anlamıyorsun eskiyecekse allar hiç üstüme giymeyim maziye dönüp içmek için sardığın adıyaman tütününü hele o tütünü var ya sevgili o tütünü ben zincirli bir ay ışığında sikeyim hayat kadını ol hayatımın kadını olacağına

perçinli bir heyecan ve akşamüstü gördüğüm fevkalade memelere güzellemedir

içişlerime karıştı memelerin dışa bağımlıyım geçtiğimiz akşamüstünden beri ah kadın nasıl şeydi onlar birini ötekine seçemem, küser darılırlar seçim yaptım diye bilesin ki ben ikisine de tavım -tek tahrik unsurumsun kadın benimle elektrik enerjisi elde edersin bir kere siksem seni bebeğim ruhuna yaş katılır nepale falan gitmek istersin gidersin de muhtemelen tutan yok ah tutan yok uzat tutayım ucundan zeki müren şarkılarına bedelsin manzaran tertemizdi fecri fezaya bağladın arkanda eskiden bir yalı eprimiş ruhuna dayalı döşeli düşleri sermeliyim bebeğim, şunu bilmelisin, ben seni maslak'a beş durak kala sikmeliyim -esenler garına da fitim