gençliğime hitabe
Özlediniz mi Orhan'ı? Olmasaydı tarihi saati bu yazının, ben de unutsaydım ne zaman yazdığımı bu cümleleri. Öyle olsun isterdim, yoksa ister istemez ne zamandır yazıyorum ne zamandır ortalıkta yokum çetelesini tutuyorum. İçimden gelmediğinden yazmıyorum aslında, içim bu sonuçta, laf geçiremiyorum. Geçiresim de yok. Her sene bu aylarda bir boşluğa düşüyorum yazı anlamında, bu sefer epey unuttum bir şeyler yazmayı. Yazmakla bağlarım da bir hayli esnedi, kopmaya yüz tuttu. Daha az yazar sıfatıyla anılıyorum her geçen gün. Sorana söylemiyorum, diyorum ya unutuyorum diye. Bir zamanlar ne anlam ifade ediyormuş şimdi yazarken tartıyorum, korkuyorum. Sanat sepet işlerinde amatör ruhlu olmayı öğütlerler hep, duymamış olmanız mümkün değil. Gerçekten altın değerinde bir öğüt fakat ne kadar amatör kalabilir ki bir insan? Atılmış her adım halefini daha sağlam, daha emin kılarken bizler toyluğun merakını ne kadar taşıyabiliriz kalplerimizde? Düşünüyorum, içinden çıkamıyorum. Bir süredir anlamsız...