Kayıtlar

Ağustos, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sahipli Haikular

Bir hayatım var iken Bir başkası yoksa Elde hepsinin yarısı Biz zamana kilitli Rüyaların okşadığı Kutsanmış iki süvari Gözlerim en çok Kendi yüzümde Senin gözlerinden Anlam kazandırmak Bir yeni harf eklemeye İki fani el yetersiz kalıyor Boşlukta asılı kollarım Sadakatse eğer mesele Bir bel boşluğu var ise Anlamsız gülüşüm Senin anlamlı gülüşüne Değince anlamlanıyor Bir sen vardın Bir de ben Yalnızlık kapı dışarı Kemiklerimi titreten Sen ve sana olan Ritmik kalp atışlarım Bir gün beni bırakırsan İşte o gün beni Sakın bırakma Söyleyeceklerim Sırayla liste halinde Seni seviyordum özetle Milyon cümlelik saltanatım Salt ben aşkına köleyken Zırhlarını şevkle parlatır

Radyocu Kel

Resim
Bir kez bir zevke sahip oldun mu, bu zevk de seni kıskaçlarına alıp sıkmaya başladı mı, kendini tatmin etmek, doyuma ulaşmak için uyuz bir ite dönüşüyorsun. Neyse, olayı abartmadan anlatacağım. Benim derdim de radyo dinlemek, sürekli ama sürekli kafamda bir şeyler çalıyor, kafamı boşaltmak için de radyo dinliyorum. Klasik ergen hareketi olan müzik dinleyip içine kapanmak gibi olsa da, benim radyoyla ilişkim çok daha farklı. Daha küçükken hap falan atardım ağzıma, rastgele haplar, genellikle ağrı kesiciler olurdu bunlar. Başlangıçta uyuşturucu fikrine karşı çıkmıştım fakat sonra babam benim "hayır istemiyorum" serzenişlerimi dinlemeden bana sabaha karşı uyuşturucu getiriyor, yatağımın yanı başına koyuyor, evden gidiyor veparasını da harçlığımdan kesiyordu. Babamı yalnızca sabah erken saatlerde ve bazen okul çıkışlarında görürdüm, hep bir yerlerde olurdu; annem ise bu konuda sesini çıkarmıyor, balkona gidip sigarasını içiyor ve ağlıyordu. Kadınları, özellikle de annemi hiç anla...