Abisal Haller
Geçirdiğim altı ay ve bir ömür, 'dün ve önceki günü unutmak, ardından hatırlayıp mutlu olmak' metasıyla, sıcak bir tereyağı gibi yumuşakça kaydı ve arkamda kaldı. Bugünüm, önceki gün bir bahçede ya da denize gerilmiş güvenlik iplerinde yalnız olmadığımı hatırlamak; gözlerimi kapayıp dünün sabahını, sigara kokan arabayı, rüzgarı,ilkbaharı, yerde ve yolda kalmış her şeyi düşünerek yeni bir dünya yaratmaya çabalamakla geçiyor. Yazmak ve yaşamakla bir yıl ya da daha kısa bir süreliğine birbirimize ilişmemek sözü verdik birbirimize. Sadık kalındığı sürece güzel, kârlı sayılabilecek bir anlaşma. Soracak olursanız yazmak ve yaşamak dışında varolmak, iki metro arası bir öğrenci basmaktan ibaret. Bir de rüyamda kendimi Bostanlı'da bir bankta uyanmış olarak görmek var ki, uyandığımda kentkart yüklemeye davranıyorum. Biliyorsunuz, hâlâ umursuyorum. Yaşadığım evde dizimin üzerine koyduğum ayaklarımı izleyerek dört gözle beklediğim yağmurun sahil boyu geçip gidenleri ıslatmasını; altı s...