Kayıtlar

Haziran, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum. Genellikle bilemem nereden başlayacağımı. Aynı masayı paylaştığım sevdiceğimin(geniş zaman kipiyle) bileklerini kırışı, ayaklarını birbiri üstüne attığı bacaklarından sallayışı ve inanılmazlığını anlatamayacak kadar köreldiğim binlerce güzel meziyeti gökyüzünde süzülen bir ışık demeti gibi gözlerime ve kalbime vuruyordu. Gülüşü, ayak bilekleri kadar inceydi ve ben gece vakti varoşlarda attığım adımlar boyu böylesi kayda değer bir güzellik görmemiştim. Güzel bedenine fazla gelen ruhu, dudaklarından bulutlara tüterek yükseliyordu; ki asla sigara içmezdi, ağzına bile koymamıştı, varoluşu yanan bir sigara gibiydi; sönüp bitecekmişçesine baktım gözlerine. Onun beyaz omuzları ve soluk elmacık kemikleriyle karşılıklı oturup kahve içişimiz; yıllardır düzene koyamadığım sabah kahvaltılarımın en güzeliydi. Yanmayalım diye oturduğumuz gölgelik masanın diğer ucunda her gülümseyişinde ağzı sol kaşına daha da yakınlaşan bir kız vardı. Beni asla şaşırtmayan fi...