ulan blog, eylül ayını bitirmeden bir kez daha uğrayacağım varmış demek ki sana. çok dağınık kafam, neresinden tutsam da bağlayacağım yerleri neye göre atasam, sonucunda okunabilir paragraflar falan elde etsem bilmiyorum. bilmiyor olalım bu sefer de, böyle oluversin. blog dayanamadım. yazdım ona, cevap verdim; bana bir soru sormamışken. 4 kelimelik bir karşılık aldım, sonu evetle biten. iyi olmadı ama kötü de olmadı be, koyim götüne; sabahı bekleyip güneşi doğurmaların sonucu bu gibi şeyler oluyor, biliyorsun o sabah saatlerini sende, anlam yüklemek çok kolay oluyor günün doğuyor oluşuna. bi' şekilde yaptık işte, pişman da değilim. sıkıntı ne biliyor musun? konuşmuyor olmamıza sebep çok üzücü, çok olmayacak şeyler söylemişti farkında olmadan, çünkü ruhu,algılayışı basit bir kız. ben de hiddetlenip kesin karar boş verdim onu, ne aradım ne sordum, aylarca izini sürmedim. sürmedim sürmesine de, vakit geçti işte ya aradan, unuttum dediklerini. unutarak yazdım, unutarak elim gitti onun ...
Kayıtlar
Eylül, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Bu Gece Ne Güzeldir Portakal Bahçeleri
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
bu gece ne güzeldir portakal bahçeleri, yıllar yılı gitmemişiz bizim olan topraklara; bir rüzgâr konuşsa uykum kaçar geceleri, düşümde hürce dolaşır, koşarım ormanlara. halim çamur, yok bir su verenim, çocukken güzeldi düşlemek yarınları. harcadım dünümle, kalmadı yarınım benim, altın falan değildi hayatın oranları. özlemin elimde bir kalem oldu. özlemin konuştu, yazdı beni, sadete geleyim, süremiz doldu, boşuna anmadım bu gece seni. son vedaydı, ellerin, alnına vardı, istemedin ayrılıp gitmeyi benden; lakin kader aynen yazıldığıyla kaldı, ayrıldı ellerim, kollarım senden. bir düşüncedir beni bu gece aldı. eksik olan neydi ki acaba? derken gerçekler kapımı çaldı, o an farketsem, dönmezdin kocana. biliyordun, sensiz çöl, sebepsiz ve kuraktım. sen ise beni orada, öylece bıraktın. farkında mısın bilmem, beni de Allah yarattı; zannedersem o an tek eksiğin yaraktı. Atilla İlham - 1956/Karşıyaka