Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ölülerin Sesleri Sonsuz

Kör bir hayvanın bacakları Dizlerinden sola doğru Bir parça yamuk Affedilmeyecek değil Farkedilecek bir özür Hep orada dururken Kördüğüm kadar kör Suçsuzca karanlık Zavallı hayvan ayakta Biraz uğraşsan da Geçiremeyeceğini bilirsin ya Bir engel işte Duvar gibi, delik deşik Parlak ama yalıyor dalgalar Kafanın içindeki o set Hançer mi yoksa Biraz büyükçesinden? Derinlik uyuşturur Unutma oğlum, kork Çapak dolu gözlerin En derinlere dalar Kayıp değil ellerindeyse Güneşsizlik olup gece dediğimiz Bir şeyler daha anlamlıdır Gitarın tragedyası daha derin Belki altı sinek ve sitar Hayal gücün kadardır geceler Unutma yavrum, kork Ölülerin sesleri sonsuz Bir hayvan, yüzüyor Sırtına çıkacağım, çekiyor Bileklerinden başlıyorum Suçlayarak ama ne dersen de Boynuna ulaşıyor gözlerim Ardından hayvanın gözleri Benden daha canlılar Biliyorum kesinlikle sessizce fakat Benden daha güçlü o yamuk bacaklar Ben gidiyorum yavrum Dünyaya saplanırken Çapaklarını sana bağışlıyorum Bir parça da aptallık Sesleri duym...

Halâ

Her gülüş sonrası serin Arta kalan bir şeyler Hep dudakların arası Boğazda düğümlenen Son sefer dönerken O son görüş gününde Üst baş daha temiz Kokular yerli yerinde Biraz tıraş kolonyası Biraz da unutulmuş şeyler Aynı köşe başında Aynı dizleri kırış Birbirinin aynısı Bütün ışık hareleri Aynı ayyaşın gözlerinde Karanlığın bittiği yerde Halâ bekleyen ölümde.

İçimdeki Yabancı

Resim
24 Haziran Hayatımda ilk defa günlük tutuyorum. İlk defa düşüncelerimi yalnızca kendime söyleyebileceğim kadar kötü durumdayım, tam bir haftadır ağzımı bile açmadım, açamadım. Çevremdeki insanlar bana iyi olup olmadığımı sorup duruyorlar. Cevap vermek istesem de veremiyorum ve bu beni üzüyor. Çok doldum, bir şekilde içimi dökmeliyim, birilerine. Bu birilerini dinleyecek ve konuşacak gücümün olmadığını fark ettiğim an, önce bu gücün kaynağı olan kendimle konuşmaya karar verdim. Kendimi unutmuş gibiyim, tam yedi gündür bedensiz -en azından öyle olmuş olmasını isteyen- bir ruh gibiyim. Tam yedi gün önce, kocamla beraber kendimi de kaybettim, kendime ulaşamaz oldum. O gece, o iğrenç gece.. Yüzünü hiç unutamayacağım fakat her seferinde de canımı yakacak bir domuz, kocamı ve benliğimi benden aldı. Kanlar içindeki yüzü ve ölü gözlerine bakarken ağlıyordum ve... ve o adamın tek istediği bedenimdi. Nasıl kaçtığımı hatırlamıyorum, o canavar nasıl oldu da ellerini benden bir saniyeliğine de olsa ...

Kapı

Resim
Not: Bu yalnızlık, bu şarkı dinlenirken okunursa daha çok hissedilebilecek bir yalnızlıktır: Yalnız olduğunu bilmek garip bir duygu. Yalnızım ve bir kapı çarpıyor, bu çaresizlik olmalı. Yalnızım, yalnızım ve sessiz, yalnızca şiddetin sesi kulağımda. Yalnızım ve kapı susmalı, arp çalmayı bilmiyorum. Yalnızım, tıpkı boşlukta sallanan soğuk ellerin kadar. Yalnızım ve kelimeler ilk defa benden kaçıyor. Yalnızım, doğduğumda ne kadar yalnızsam. Yalnız bir adamın yalnız tek bir nefesi kaldığında peki? Yalnızım ve tek sıcaklığım rüzgarın varolmayışı Yalnız düşler yankılanıyor ve kapı çarpıyor. Yalnız o lanet olası kapı susmuyor Yalnızca ölünce susacak bir ses. Yalnızım ve kapı sesinden korkuyorum Yalnızım ve kalp atışlarım ilginç geliyor. Yalnızım ve aynasız. Yalnız yüzümü tasvir ediyor çığlıklar. Yalnızlık bir başkasının çaresizce gülüşünde, Yalnızlık bir başka komanın gözleri, Yalnızlık o sapsarı saçlar. Yalnızım ve susuyorum korkudan. Yalnızca mutlu olmayı istedim ben. Yalnızım işte sarı...