geceye adanan mum
insan, ararsa eğer bekler bulur kendini, şafak yırtsın diye bekler göğü yürüyeyim ister uzun yolları yoktur ama ulaşan; vakit azalsın. oysa şakaktaki namludur uyanış insan zorlanır tekrar dalmakta yekpare olmak fikridir, yeniden göz kapaklarında dolaşan bir olmanın yeri ayrıdır, ne sendedir anahtarı ne bende antreler geçersin genellikle devredilmiş bir bakkalın yanıdır bir olmak, sarı yapraktaki iş ilanıdır çıkıp gitmiştir çünkü biri, küfredip kış geldi mi giyinir sokaklar ihramını namus, kan göstermez beyazdır hiçbir bıçak açmamıştır ağzını baharların özgürlüğün yolunu herkes bilir çünkü bu telaşa bir halef bulmak lazım gelir mevsimler ömürlere duraklar bulma kaygısıdır parça parça algılar çoğunluk kendini telmaşadır çoğu dert insanın kendine kıyasla bağcığıyla uğraşır durur insan ancak uzun bir yol koşacaksa yaşamak, çiftlerin ikişerli salon dansıdır her gün uyanmak, duru suda bir gün ölmeyi yansıtır.