Merhaba, nasılsın?

Ruh iklimim kışla yarışırcasına soğuk. Fırtınadan, tipiden göz gözü, kalp ciğeri görmüyor sevgili okurum. Anam sikildi.

Bir şiir yazayım mı?

Yazamadım, boşver.

Ciğer dedim ya, ciğer kalmadı bende. Çok cüvara içtim. Kaç yazıdır bi sigara goygoyu yapmışız ama inan sevmem bu geyiği. Nitekim para veriyorum ve her seferinde biraz daha eriyor cebim, bunun övünülecek şey olmadığını anlayalı epey oldu. Blog bile açtık hatta, görmüşsündür, bu çay-sigara edebiyatına yergi amaçlı. Sonuç olarak çok sigara içtim, bunu da şundan söylüyorum, çok sıkılıdım be buralarda.

Kalksam gitsem, gidecek yerim yok, biliyor musun? Biliyorsun muhtemelen, arasan beni ya da aradıysan haberin olur/du. Alengirli şeylerle uğraşasım, türlü zorlukların altıma elimi sokup hayata karşı babalar gibi zafer kazanasım, artı yönlerime yeni artılar ekleyesim var. Buraya gelirken de vardı. Olmadı, negatif motivasyon bir motivasyon değilmiş okurum, insana en iyi bahane bulma yetisini sağlayan bir bokmuş. Yola çıkarken bunları hesaplayamadık. Ama olsun, kimin hesabı yarınların bilinmezini buldurur da hayatını sadeleştirir, diyemiyorum. Ama olmasın.

Sanıyorum on defa bu senaryonun benzerini yaşadım. Bu sefer daha ciddi ama. Evvelden de 'yapamazsın' dediler -kimi zaman- iyi niyetle -kimi zaman kötü-, ben yine de giriştim neyse bahsi geçen şey. Her seferinde de yapamadım. Çoğu sefer dönüp söz sahiplerine haklarını iade ettim. Bir seferinde kimseye hak iade etmek zorunda olmadığımı fark edip buna da son verdim. Sonuç olarak bu sefer çok büyük sıçtım.

Yahu elimi attığım şey unufak oluyor, çürüyüp gidiyor. Benim de içim çürüdü, na bu yanımda duran bir torba ıslak çamaşır gibi, leş gibi kokuyor. Görmezden geleyim diyorum, koklamazdan, işitmezden gelemiyorum. Okula gidip geliyorum, bana gidip gelen yok.

Çok hoş bir hanım var ama uzakta. Arabayla bir saat falan, da - şimdi bunca işin gücün arasında bahsini açmak da yakışık almaz. Yakışmaz yani benim gibi bir adama. Adamlığım kalmaz. Bir takım şeyleri halletmek gerekiyor daha ilerleyen saatlerde. Günlerde değil bakın, saatlerde. Saat geç oldu çünkü, bu saatte ne yapmaya niyetlensem yapamayacağım, daha geç yattığımla kalacak. Aç uyanacağım.

Makina müyendizliği okuyorum. Var mı aranızda makina okuyan? Varsa çay ısmarlayım ama otobüse binip buraya kadar geleceksiniz. Gelirseniz yemek de ısmarlarım ulan. Renk olursunuz hayatımda.

Varsın geçsin zaman diyorum, insan ömründe bir iki yıl nedir diyorum, olmuyor. Oturduğum yerde ömür geçiyor sanki. Vakitten feragat edip sistemi işler hale getirsem, diyorum, kurduğum senaryolarda hep kayıp zaman mezarımı kazıyor, öldürüyor beni. Kayıp zamanın izinden gidiyorum.

Hiçbir kitabevinde Proust'un bütün kitaplarını bulamıyorum.

Hep bir tanesi eksik kalıyor.

Velhasıl cümlelerimi, tasarladıklarımı tamamlayamıyorum.

Eksik olan ön dişlerimmiş gibi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

beni bir sır gibi sakla

cvcvcvcv

Çok Şükür Rabbime

önsözü atla buradan başlayalım